16 Kasım 2022 Çarşamba

BEN SİZLER GİBİ MUTLU OLAMAM (ŞİİR)

 Dünya öylesine rastlantı ki ölüler bile kendilerine yabancı

Dünyanın heryanında(her yanında) rastlayabileceğiniz tek canlı hayvandır

Durum ki dünya mutluluk ise 

Dünya da, mutluluk da öncelikle hayvanlar için var olmuş olmalı

Ne kadar da mutluydular Romalılar Jesus'u(İsa'yı) çarmıha çakarlarken

Köleleri aslanlara atarlarken

Engizisyoncular insanları yakarlarken

Sodomlular, Gomoralılar, Pompeililer sapıklık içindelerken

Ve Naziler insanları gaz odasılarında(odalarında) boğarlarken

Ve dünyayı kanaboğarken(kana boğarken)

Ve peygamberler, din insanları mutlu etmek için değil kutlu etmek için geldiler

Beni mutsuzluk değil mutluluk korkutur, kaygılandırır

Çünkü mutluluk akılı(aklı, usu), mantığı önler

Mutsuzluk da insanın kendi canı olur

Kahkahalarda ise başkalarının canı

Çünkü insan kendisi acı çekerken kahkaha atamaz

Ancak başkaları acı çekerken kahkaha atabilir

Kahkaha değil o, 'Ah aha'

Kimbilir kimlerin ahı olur kahkahalarda,

Mutluluk nicelik ve mantıksızlık ister

Kutluluk nitelik ve mantık

Gerçek ki içi lav, kor, ateş, insanlıkdışılık dolu dünya da

İçi bağırsak, bok, iğrençlik, insanlıkdışılık dolu beden de 

İnsanlık için var olmamış bir rastlantıdır,

Ben sizler gibi mutlu olamam

Helaya gidecek şeylerle de

Çöpe gidecek şeylerle de

Paranın satın aldığı şeylerle de

Bedene kölelikle de

Dünyaya kölelikle de

Mutlu olamam

Helaya gidecek şeylerle de, çöpe gidecek şeylerle de mutlu olmak

Onurlanmak, gururlanmak insana yakışmaz,

Ben sizi mutlu eden şeylerle mutlu olamam

Araba alıp havaatıp(hava atıp)

Ceptelefonunun(Cep telefonunun) uşağı olup

Komedi(Güldürü) diye delilere, ahlaksızlara, deliliklere, ahlaksızlıklara gülüp

Kedi, köpek, kuş, hayvan, çiçek, bitki, ot besleyip

Avlanıp

Mangal yapıp

Silah okşayıp

Yabancı dil öğrenip

Üniversite üstüne üniversite okuyup

İş diye paraya, çalışmak diye bedene kölelik edip

Sigara, içki içip

Sosyal medya diye abuksubuk, saçmasapan videolara kahkahalar atıp

Eşyalarıma ev alıp kendimi sokaklara atıp

Pilaj(Pılaj, Plaj) denilen ahlakdışı, insanlık yerlerde külotla koşup

Akıldışı-ahlakdışı-bilimdışı-insanlıkdışı-ruh hastası modaya çömez olup

Sıpor diye kaslara köle olup, Romalılara özenip, barbarlara imrenip

Dans diye vahşiler gibi hoplayıp zıplayıp

Akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı siyasete uşaklık edip

Bilimdışı şeylere inanıp

Akıldışı-ahlakdışı-insanlıkdışı ünlüleri baştaçı edip

Ahlakı, bilimi, ve mantığı dışlayıp

Abuksubuk, saçmasapan müzikler dinleyip, abuksubuk filimlar(filmler, filımlar) izleyip

Konser diye akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı sanatçılığı alkışlayıp

Abuksubuk, saçmasapan bilgisayar oyunuları(oyunları) oynayıp

Abuksubuk, saçmasapan, akıldışı-ahlakdışı-bilimdışı günler kutlayıp

Sohbet diye abuksubuk, saçmasapan şeyler konuşup

Ahlakdışı ya da bilimdışı yazarların, şairlerin kitaplarını okuyup

Gökkuşaklarına, aya, güneşe, yıldızlara, gün doğumuna, gün batımına, yakamozlara bakıp

Kendime alimleri, alimeleri örnek almak yerine doğayı, hayvanları, bitkileri örnek alıp

İçi lav, kor, ateş, insanlıkdışı dünyanın

İçi bağırsak, bok, iğrençlik, insanlıkdışılık bedenin arkasına takılıp 

Arkadaşlık, dostluk, sevgi, aşk, toplum, sosyalleşmek diye akıldışı-bilimdışı birlikteliklerle

Mutlu olamam

Belki helaya gideceklerin ve çöplerin yeri olan 'Mutfak' da

'Mutluluk' gibi bu nedenle 'Mut' ile başlamakta

Dikkat edin, mutluluğunuz çöpe ya da helaya gitmesin,

Ben 'Mutlu' olmak değil

Dini tanımlayan Din hadisileri'nin 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik

Dürüstlük, güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' dediği din ile 'Kutlu' olmak istiyorum

Benim kendime ait eylemim mutlu olmak değil

Dini tanımlayan, 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük

Güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' diyen Din hadisileri'nin din tanımına uygun insan olmak,

Yalnızlık dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı dünyaya, ülkeye

Ya da topluma sırtdönmek(sırt dönmek) ise

Yenilgi değil yengidir(zaferdir),

Ben sizleri mutlu eden şeylerle mutlu olamam

Sizlerdeki mantıksız mutluluk beni mutsuz eder

Beni ancak dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği dine uyan toplum, ülke

Dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği dine uyan dünya, insanlık, yaşam(hayat), var olmak 

Yani kutlu eden şeyler mutlu eder,

'Mutluluk' mu

O hem hiç sevmediğim

Hem de bana yabancı bir sözcük,

Benim zamanım değil 

Dini tanımlayan Din hadisileri'nin dediği dine dayalı amaçlarım değerli

İçi lav, kor, ateş, insanlıkdışı dünyada

İçi bağırsak, bok, iğrençlik, insanlıkdışı bedenle mutluluk

Akıl-ruh sağlığı değil akıl-ruh sağlıksızlığı sayılmalı

Nicelik önemli de nitelik değerli.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 16.11.22/22.44


22 Ekim 2022 Cumartesi

BUNLAR ÜNİVERSİTE MEZUNU MU (ŞİİR)

 Ülkeleri demokrasi ve özgürlük adları altında siyaset yönetmekte

Oysa demokrasi de, özgürlük de ahlakçılık ve bilimsellik demek

Ahlakdışı ve bilimdışı dünya olan siyaset ise

Herşeyi kendine göre yorumlamakta, kendine göre değiştirmekte

Sözcüklerin anlamlarını kendi dünyasına, kendi çıkarlarına göre değiştirmekte

Siyaset örnek ki ahlakdışı-bilimdışı dünyasını demokrasi ve özgürlük olarak göstermekte

Ahlakdışı-bilimdışı yasalarını hukuk, adalet olarak göstermekte

Üniversiteyi 'Evrensellik, ahlakçılık, mantıkçılık, bilimsellik, insanlık

Düşünürlük(Filozofluk), alimlik, alimelik, bilgelik öğreten yer' olmak anlamından çıkarıp

Meslek lisesi gibi meslek, iş, para kazanma yolu öğretilen 'Fakülte' durumuna getirmekte

Bu nedenle ülkeler siyasetten biran(bir an) önce kurtarılmalı

Ve ahlakçılık ve bilimsellik demek olan demokrasi ve özgürlük yönetimine geçilmeli

Yoksa dünyada asla akıl-ruh sağlığı, barış, huzur, güven, birlik olmaz,

Ortalıkta bikini diye sütyen-külotla, mini etek diye apışarasız külotla

Tayt pantolon diye kalın külotlu çorapla, mini şort diye külotla geziyorlar

Zinayı, fuhuşu, eşcinselliği, çıplaklığı, ahlakdışılığı, utanmazlığı savunuyorlar

Bunlar üniversite mezunu mu

Değiller çünkü 'Üniversite' demek ahlakçılık demek,

Sigara, içki içiyorlar

Bunlar üniversite mezunu mu

Değiller çünkü 'Üniversite' demek sağlıkçılık demek,

Cinlere, perilere, fala, büyüye, astrolojiye inanıyorlar

Bozulan cihazlarını dua ile onarmaya çalışıyorlar

Hastaları dua ile iyileştirmeye çalışıyorlar

Bunlar üniversite mezunu mu

Değiller çünkü 'Üniversite' demek bilimsellik demek,

Budha'yı kadın, yer fıstığının ağaçta yetiştiğini, köselenin ağaçtan üretildiğini sanıyorlar

Bunlar üniversite mezunu mu

Değiller çünkü 'Üniversite' demek genel kültür demek,

Siyaset adı altında toplumu bölüyorlar, insanları ve ülkeleri birbirlerine düşman ediyorlar

Bunlar üniversite mezunu mu

Değiller çünkü 'Üniversite' demek dostluk, iyilik, yardımseverlik, vicdan, merhamet demek,

Ne ahlak tanırlar ne bilimsellik

Bunlar üniversite mezunu mu

Ne mantıkları var, ne genel kültürler

Bunlar üniversite mezunu mu

Hayır, değiller

Hayır, değiller

Çünkü 'Üniversite' demek 'Bilginin evrensel zirvesi' demek

Yani evren üniversiteden sorulur,

Ne işi var üniversitelerde modacılığın, turizımcılığın(turizmciliğin), nalbantlığın, arıcılığın

Sütçülüğün, tavukçuluğun, inekçiliğin, balıkçılığın

Konfeksiyonculuğun, dokumacılığın, yabancı dil öğretmenin

'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük

Güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' diyen Din hadisileri'nin tanımladığı doğru, bilimsel, evrensel

Din tanımının tanımladığı din yerine

Din hadisileri'nin din tanımına aykırı dini inançlar öğretmenin

Siyaset denilen vahşiliğe, ve özel sektör denilen sömürüye kölelik, uşaklık öğretmenin

Tanıtımcılığın(Reklamcılığın), siyasetçiliğin, kapitalistliğin, muhasebeciliğin, işletmeciliğin, 

Müzikçiliğin, çalgıcılığın, resimciliğin, heykelciliğin, dansözlüğün, tiyatroculuğun

'Üniversite' demek meslek sahibi, iş sahibi olmak değil düşünür, alim, alime, bilge olmak 

Demek,

Gerçek ki dünyanın hiçbir ülkesinde 'Üniversite' yok

Üniversite değil onlar 'Fakülte'

'Fakülte' sözcüğü 'Kolej' anlamına gelen, Fıransızcadaki(Fransızcaki) 'Fac' sözcüğünü

'Kolaylık' anlamına gelen, 'Faci' sözcüğünü içermekte

Yani 'Fakülte' demek 'Toplumların sorunları' demek

Oysa 'Üniversite' demek 'Evrenin sorunları' demek

Ancak akıldışı-ahlakdışı-bilimdışı-insanlıkdışı dünya türü olan siyaset fakülteleri

'Üniversite' diye yutturmakta

Bu nedenle ki binlerce üniversite olan dünya cehalet, mantıksızlık, ahlakdışılık, bilimdışılık

Barbarlık, vahşilik, insanlıkdışılık, akıldışılık içinde,

Hayır ey insan hayır

Diplomanda 'Üniversite' yazıyorsa

Ahlaklı, bilimsel, ve genel kültürlü değilsen üniversite mezunu değilsin

Üniversite diplomanda 'Fakülte' ya da 'Yüksel okul' yazıyorsa da üniversite mezunu değilsin

'Üniversite diploması'nda yalnızca 'Üniversite' yazar

Ve 'Üniversite' iş sahibi-sahibesi insan değil

Evrensel, ahlakçı, mantıklı, bilimsel, vicdanlı, merhametli, yüksek genel kültürlü

Düşünür, alim, alime, bilge insan yetiştirir

Bu nedenle ki hadisler 'Din ahlak ve bilimdir, ahlak ve bilim yoksa din de olmaz' diyor

'Bilim Çin'de de olsa gidip öğrenin'

'Bilim öğrenmenin sevabı kırk yıl ibadetin sevabıdır'

'Gerçek insan ikidir: Alim ve öğrenci, bunların arasında(dışında) olan insanda hayr yoktur'

'Peygamberlerin varisleri alimlerdir' diyor, siyasetçiler, imamlar, tarikatlar, cemaatler değil,

'Üniversite mezunu'nun ahlakdışı-bilimdışı şeylerle de

Ahlakdışı-bilimdışı yerlerde de işi olmaz

'Üniversite mezunu' toplumuna, insanlarına, insanlığa 'Ahlak, bilim, mantık, vicdan

Merhamet, medenilik' ile 'Doğru örnek insan, doğru önder/lider insan' olur

Ahlakdışılığın ya da bilimdışılığın değil,

Binlerce üniversite olan dünyanın akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı-barbar durumu

Ve üniversitelerden düşünür, alim, alime, bilge fışkırmaması durumu

Göstermekte ki ülkeleri yöneten siyaset dünyası

'Üniversite' adı altında cehalet, bilimdışılık, ahlakdışılık, insanlıkdışılık

Yani 'Üniversiteye ihanet' öğretmektedir,

Bunlar üniversite değil

Bunlar fakülte, yüksekokul yani 'Meslek yükseklisesi'

Bilimdışı-ahlakdışı dünya türü olan siyaset 'Üniversite' adı altında 'Büyücülük' bölümü de

'Fahişelik bölümü' de açabilir

Bakın kendisine 'Çağdaş, uygar, medeni, eğitim merkezi, üniversite merkezi' diyen Batıya

Zina, fuhuş, porno, eşcinsel evlilik, ensestlik, pedofili, zoofili, çıplaklık, çok karılılık

Çok kocalılık, ortalıkta cinsel ilişki, astroloji, medyumluk, falcılık, uyuşturucu' gibi

'Üniversite' kavramına aykırı ne varsa serbest,

Bu nedenle ki sözde 'Üniversite diploması'larınıza 'Üniversite diploması' gözü ile değil

'Fakülte, yüksekokul, meslek yükseklisesi' gözü ile bakın

Çünkü 'Üniversite' kavramı da, evren de, tarih de, gerçekler de, doğrular da öyle bakıyor

Ben de öyle bakıyorum,

Bilin ki biryerde ahlakçılık ve bilimsellik yoksa

Orada demokrasi de, laiklik de, özgürlük de, medenilik de, adalet de, akıl-ruh sağlığı da

Üniversite de yoktur

Çünkü bunların temel ölçütü, temel koşulu 'Ahlakçılık ve bilimsellik'tir

Bu nedenle ki Muhammed de, Atatürk de 'Önce ahlak ve bilim' dedi

Çünkü ahlak beyinin, akıl-ruh sağlığının, mantığın, insanlığın, evrimin, ve evrenin

İnsani nitel zirvesidir, ve insanı hayvandan ayıran nitel en üstün farktır

Bilim de ahlak beyinin, akıl-ruh sağlığının, mantığın, insanlığın, evrimin, ve evrenin

İnsani nicel zirvesidir, ve insanı hayvandan ayıran nicel en üstün farktır,

Durum ki siyaset denilen akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı dünya türü

Herşeyin içineetmekte(içine etmekte), ve insanlığı, dünyayı, herşeyi kötüye götürmektedir

Bu durumdan kurtulmanın tek yolu da Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi

'Ahlak'a ve 'Bilim'e sarılmaktır

Batıya ya da Doğuya ya da siyasete ya da ekonomiye ya da silaha sarılmak değil.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 23.10.22/03.46

7 Aralık 2009 Pazartesi

PROVOKASYON SANATI

Provokasyon, iktidarlarca hep birer öcü gibi gösterilir. '' Dış güçler; karanlık güçler, v.b'' gibi sözlerle toplum korkutulur hep. Kitleler, özellikle iktidar çevreleri ile bilinçsiz muhalif çevreleri de buna inanır. Oysa gerçekte provokasyon gerçekten kötü, olumsuz, zararlı bir şey midir? Bunu kimse incelemez.

Şöyle bir örnek vereceğim:

Diyelim ki Osmanlı zamanındayız; başta Vahdettin var. Toplum da Vahdettin’ciler ve Mustafa Kemal’ciler diye ikiyi bölünmüş. Ve batı da ülkeyi karıştırmak istiyor, sürekli provokasyonlar düzenliyor yani Mustafa Kemal’ciler ile Vahdettin’cileri birbirlerine karşı kışkırtıyor. Vahdettin de sürekli, televizyonlardan uyarıyor: ‘’ Aman provokasyonlara düşmeyin, sakin olun…’’

Peki; provokasyonlara düşülse ne olur? Mustafa Kemal’cilerle Vahdettin’ciler kapışırlar, ülke karışır; ülkenin altı, üstüne gelir… Peki ülke karışırsa ne olur? Vahdettin’in iktidarı sallanmaya başlar, yabancı-emperyalist sermaye ve güçler ülkeden kaçmaya başlarlar…. Peki; Vahdettin’in iktidarının sallanması, hatta yıkılması kötü mü olur? Hayır! Yabancı-emperyalist sermayenin ve güçlerin ülkeden kaçması kötü mü olur? Hayır! Mustafa Kemal başa geçer, demokrasi, bilimsellik ve ulusallık gelir… Ülke uygarlaşır… Oh ne güzel!

Demek ki Vahdettin, ‘’ Provokasyonlara düşmeyin, ‘’ derken, gerçekte ‘’ Beni yıkmayın, ’’ demek istiyor! Demek ki provokasyonlara uymakla; iktidar yıkılabiliyor…Demek ki ülkede provokasyonları kendi çıkarı için düzenleyen batı; bu provokasyonları, Vahdettin’den çıkarlar elde etmek için kullanmak isterken, kendine de düşman Mustafa Kemal’in başa gelmesine yol açarak zarar veriyor yani hem Vahdettin’in yıkılmasına, hem yabancı-emperyalist sermayenin ve güçlerin, ülkeden kaçmasına yol açıyor hem de elde etmeyi düşündüğü çıkarlardan oluyor…Yani Mustafa Kemal'ciler bir taşla on kuş vuruyor...

Provokasyona düşmek sorun değil zayıf, aptal, beceriksiz olmak sorun. Pusu kuranları, kendi kurdukları pusuya düşürmek denen bir şey vardır; işte tam da bunu açıklar… Provokasyonlar gerçekten de hem düzenleyenlerin hem de iktidarın yıkılmasını sağlamak için de kullanılabilirler. Bir ülke iktidarı, ‘’Aman provokasyonlara düşmeyin, ’’ diyorsa, belki demek istediği ‘’ Aman beni yıkmayın, ‘’ demek olabilir! Yani provokasyonlardan zarar görecek olan; halk ve ülkeler değil gerçekte ülkeyi mahvetmiş iktidarların kendileri olabilir… Provokasyonlara düşmemek, gerçekte; ülkeleri ve halkları değil kokuşmuş, yoz, iş birlikçi, hain iktidarları koruyor olabilir…

Yani usta savaşçılar için, provokasyonlar; kendilerine altın tabakta sunulan kaz ciğeri olabilirler… Halk buna, ‘’ Zor, oyunu bozar, ’’ der…

Baksanıza, ülkede; terör örgütü, ülkenin sokaklarını savaş alanına çevirirken, iktidar, ‘’ Aman provokasyonlara düşmeyin, sakin olun, ’’ diyor… Sokaklar, ülke, terör örgütü yandaşlarına teslim olmuş, halka ‘’ Provokasyonlara düşmeyin, ’’ deniliyor… Oldu olacak, bir de ülkeyi, emperyalistlere ve uşaklarına paylaştıralım bari…

Valla benim canım şu sıralar, korkunç şekilde, provokasyonlara düşmek istiyor! İktidar olursam, ben de provokasyonlara karşı olurum kesin! Ama ilginç ki şu an iktidar değilim!

Necdet Gürçiftçi

2009-aralık